anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2011 Cuma

Annem Hasta, Canım İster Pasta :))))




insanın annesinin hasta olması kadar zor bir şey yok herhalde...yani kendin hasta olsan daha iyi..naz yaparsın, bir şeyler beklersin ve annen hasta olmadığı için tüm beklentilerin gerçekleşiverir( tabi söz konusu anne, ömür boyu naz çekmekten tükenmiş bir hal almamışsa henüz). ya da beklentilerini karşılayamıyorsa üzülür en azından, o da sana yeter[yani inşallah yeter :) ].




girizgahtan da anlaşılacağı üzere, annem hasta :) ama neden bu cümlenin sonuna gülen bebek koyuyorum bilmiyorum...bu benim için oldukça zor bir durum...annemin hasta olması, her şeye koşan annemin kolunu bile kıpırtadamııyor olması, ciddi manada acı veriyor bana...bunun yanısıra zor, hasta anneye bakmak...yapayım istiyorum ne istiyorsa, ama hiç de onun istediği gibi olmuyor...bir de zor yani insan nefsine, hasta birine bakmak...Allahtan ki annemin hasta oluşuna sinirlenmektense üzülmeye geçiş yapacak kadar gelişmişim çok şükür :) tabi bu konuda git geller daim...




annem zor bir gece geçirmiş...uyuyamamış...bir annesi olsaydı yanında, o da uyumazdı onunla...ama ona bakan küçük kızı olunca,refakatçisi horul horul uyumuş oldu tüm gece :( ne çok isterdi kimbilir, annesinin yanıbaşında olmasını...ıhlamurunu kaynatıp getirmesini...'dikkat etmiyorsun, hastalığını bile bile her yere koşuyorsun' diye tatlı-sert çıkışmasını..ne çok isterdi, anneannemin o manidar ve her duruma 'cuk' oturan sözlerinden birini, dizinin dibinde duymayı...




kahvaltı yapmadı annem...yattı ,uyuyabilmek için...dışarı çıktım ekmek almaya...ıhlamur gördüm sonra kuruyemişçide, onu aldım..sonra tüm yol boyunca düşünmeye başladım, ne severdi annem? çiçek ekmek! en iyisi çiçek ekmek alayım dedim... fırına giderken, bizim ünlü unlu mamüllerimiz var (adı ümit), ordan da bir simit alayım dedim...ama bunları nasıl bir coşkuyla ve soğukta yapıyorum anlatamam :) tabi simit bulamadım ben de bir sürü poğaça aldım :) amacım çok olması değildi, elim yatkın, az alamıyorum :) eee bi de sonuçta beraber bir brunch yaparız hissiyatı doluyor içime, normal 6-7 tane almam iki kişiye :) ordan çıkıp ekmek aldım ve koşarak geldim.. geldiğimde annem çayın altını yakmıştı çoktan...




velhasılı, annemin hastalığı, ikimize baş başa bir kahvaltıya yol oldu..bu da bana bahane oldu...sonuçta diyet de yalan oldu :D

13 Eylül 2010 Pazartesi

yazmak..

'yazamıyorum' dedim anneme...
-ablamı okudum,yazamıyorum..artık yazabileceğime olan umudumu yitiriyorum..
-niye yavrum sen de yazarsın...
-(ağlamaklı. açıklama yapmak zorunda olmanın siniriyle ve aslında ne hissettiğini anlatamamanın sıkıntısıyla)olmuyor işte anne..
-ama senin de yazdığın çok güzel şeyler var..hani sen lisedeyken yazmıştın..benden de bahsediyordun,edebiyat hocan çok beğenmişti...
-şu dergide yayınlamak istediği yazı mı?..'beyaz' üzerine?
-hıh,evet...sen de çok güzel şeyler hissediyorsun..mesela benim sana söylediklerimden yazabilirsin..papatya dememi,pamukşeker dememi...benimle konuştuklarını..ya da ablalarınla paylaştıklarını...çocukluğunu....
-ne biliyim...
-ben de isterdim yazmayı...yaz yavrum..zamanla.....

yazdım annem..senin yazamadıklarını anlayıp yazmalıyım..senin çocukluğunu..hissettiklerini..demek yazsan ilkokul anılarını yazardın..ne çok isterdik,yazdıklarını okumayı..seni yazmalıyım anne...yazmak isteyip yazamadıklarını..ama önce çığlık çığlığa anlattıklarını anlamaya çalışmalıyım....

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...