boşluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boşluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2011 Perşembe

içimde ölen biri var...

bedene bürünmüşlük hali...ruhumun bu dünyada sığdığı yer olarak...ruhun meskeni ya da avamın ta kendisi...


bedene bürünmüşlük hali...sadece etten kemikten olmak...sadece materyalist perspektiflere donuk bir fotoğraf olmak sanki...


bedene bürünmüşlük hali...bir bedene sahip olmak zorunda kalmak...o beden olmak, o bedenin 'ben'leşmesi...tüm 'ben' lerin sonundaki ünlemlerin sesi...


bedene bürünmüşlük hali... var olmak ya da yok olmak tercihi...ne zaman yok olmak daha iyi?


bedene bürünmek, bürünmek işte bir şeye, büründüğünden tiksinerek, büründüğünü gizleyerek...sevmek zorunda olarak hem de... ruh edinmiş bir yer bu dünyada, ya beden şu dünyada yer edinemezse?



...İçimde Ölen Biri Var...

13 Şubat 2011 Pazar

nihayetinde bir insan***







bir insanım ben işte. çeşitli istek ve isteksizliklerin arasına sıkışmış. hani herkesin olduğu gibi, özlemini çektiği şehirler var bu insanın, bir mekanın kokusu burnunda. biliyor her insan gibi, gitmekle bitmeyecek bu buz kesiği kalp ağrısı. gitsen de, kokusunu çeksen de, kaldırımına oturup, birde ordan seyretsen kendini gökte...güzel gelmeyecek özlemi kadar..




bir insan karşımdaki. severek yediği her şeyin vücuduna yapışıp kalmış olmasından nefret eden. ne kadar önemsemiyormuş gibiyse de kaşına, gözüne şöyle bir bakan..sonra gözünün ta içine bakan...kahverengisindeki çizgileri tek tek inceleyen..ve yine herkes gibi baktığında, kendini kendi gözünde değil de başkasının gözünde görmeyi dileyen.




bir insan içimdeki.içimde kalmış olmasına rağmen insanlığını aşamayan.düşen kalkan. çabalayan, mücadele eden, bazen umursamayan. radikal kararlar alıp, kararlarının hiç de radikal olmadığını farkeden. kendisini başkasıyla kıyaslayan, kıyastan galip çıkma çabasında olup, düşen; kıyastan mağlup çıkıp zaten düşmüş olan.




bir insanım ben. sıradan. hasta olan. istanbula gidebilen arkadaşlarını kıskanan. bazen müziğe kaptırıveren kendini. ruhunu boğduğunu bile bile iyi geldiğini sanarak dinleyen. bazen sohbetlerle dirilen. bunun en iyisi olduğunu bilse de, almak için o iyiliği üstüne, kendiyle cehd etmesi gereken.




bir insanım ben. belki de soğukta hıdırlık tepesinde olmak isteyecek kadar anormal, bir fotoğraf makinesi olmasını isteyecek kadar basit, programlı hayat için pazartesi günlerini bekleyecek kadar normal, oturduğu yerden bir çok kitap okuyup, film izleyerek kültürlü olmak isteyecek kadar saf ve de tembel :)




nihayet. bir insanım. ruhunu doyurmaya çalışan.zikzaklarla, zıtlıklarla, medcezirlerle...

5 Şubat 2011 Cumartesi

gerçekten üzgünüm, ama tek içimi dökebildiğim yer burası...

yazmak istiyorum, yazamıyorum...






yalnız kalmak istiyorum...






bir uçurum kenarında, buz ayazında bedenimin varlığını duymayacak kadar donmak,


kalabalıktan kaçmaya çalışacak kadar yalnız kalasım var...






tüm yakınlarım hepinizden özür dilerim, ama ben böyleyim..böyle bir hal içindeyim...






yazdıkça buharlaşan kelimelerim olsun bir gün ve ben göğsünde güneş taşırcasına


yürüyeyim yanınızda..






kusura bakmayın, yazdım yine...






ruhumu hafiften boşlukta sallayasım var çünkü.






çünkü, gözlerim gökte, uyumak istiyorum...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...