koku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
koku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2011 Pazar

nihayetinde bir insan***







bir insanım ben işte. çeşitli istek ve isteksizliklerin arasına sıkışmış. hani herkesin olduğu gibi, özlemini çektiği şehirler var bu insanın, bir mekanın kokusu burnunda. biliyor her insan gibi, gitmekle bitmeyecek bu buz kesiği kalp ağrısı. gitsen de, kokusunu çeksen de, kaldırımına oturup, birde ordan seyretsen kendini gökte...güzel gelmeyecek özlemi kadar..




bir insan karşımdaki. severek yediği her şeyin vücuduna yapışıp kalmış olmasından nefret eden. ne kadar önemsemiyormuş gibiyse de kaşına, gözüne şöyle bir bakan..sonra gözünün ta içine bakan...kahverengisindeki çizgileri tek tek inceleyen..ve yine herkes gibi baktığında, kendini kendi gözünde değil de başkasının gözünde görmeyi dileyen.




bir insan içimdeki.içimde kalmış olmasına rağmen insanlığını aşamayan.düşen kalkan. çabalayan, mücadele eden, bazen umursamayan. radikal kararlar alıp, kararlarının hiç de radikal olmadığını farkeden. kendisini başkasıyla kıyaslayan, kıyastan galip çıkma çabasında olup, düşen; kıyastan mağlup çıkıp zaten düşmüş olan.




bir insanım ben. sıradan. hasta olan. istanbula gidebilen arkadaşlarını kıskanan. bazen müziğe kaptırıveren kendini. ruhunu boğduğunu bile bile iyi geldiğini sanarak dinleyen. bazen sohbetlerle dirilen. bunun en iyisi olduğunu bilse de, almak için o iyiliği üstüne, kendiyle cehd etmesi gereken.




bir insanım ben. belki de soğukta hıdırlık tepesinde olmak isteyecek kadar anormal, bir fotoğraf makinesi olmasını isteyecek kadar basit, programlı hayat için pazartesi günlerini bekleyecek kadar normal, oturduğu yerden bir çok kitap okuyup, film izleyerek kültürlü olmak isteyecek kadar saf ve de tembel :)




nihayet. bir insanım. ruhunu doyurmaya çalışan.zikzaklarla, zıtlıklarla, medcezirlerle...

9 Eylül 2010 Perşembe

kokusuna yandığım.!! =)

Bir koyu kahve içmeli...hafif ürpertici rüzgara doğru...gece olmalı mutlaka..Ay ve yıldızları yanına almayı unutma..biraz ses olmalı sokakta.. ayak sesi, köpek sesi, yağmur sesi..birkaç evin lambası yanmalı.. yakmalı dilini kahve, öyle sıcak. bir yandan kendine biraz daha sarılmalı. bakmalı tek tek lambası yanan, bacası dumanlı, kapıları sımsıkı kapalı evlere. ve taşmalı kapalı pencerelerden kahkahalar. bir yudum daha içtin mi ürpermelisin. birkaç küçük bulut örtmüşse ayın üzerini.gülümse hadi... Allahu Ekber!...sonu yudumlarken kanatlanırsın rayihanın derinliklerine.eriyiveriri ruhun varlığın sıcağında..düşünürsün, neden gökyüzüne bakar insan?! öyle işte..! sadece kahve içmeli tebessümle.. ve tefekkürle.. sadece kahve...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...