izninizle boğulabilir miyim? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izninizle boğulabilir miyim? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2011 Cuma

Sorular....

ne zaman nefes alır insan...ne zaman kayar ayaklarının altından yeryüzü, mutluluğun baş döndürmesinden...ne zaman değer şu yaşlar burun kıvrımlarından dudağa...ne zaman insan başını göğe çevirip gülümser...

neresidir insanın nefes aldığı yer...nerdedir insanın ruhunun memleketi olan şehir...nerde havaifişekler mutluluğun değil korkunun simgesidir...nerede bulur insan kendini, fikri bu yaşamdan onu soyutlamışken...

nedir şu hayat..nedir insan, insan olmaklık...nedir nefes almak, soluklanmak, dudakların yanaklara doğru hafif kasılması, göz pınarlarının faaliyete geçmesi....nedir 'olmak', 'konuşmak'....nedir şu ruh hali Allah aşkına, nedir 'yiyip bitiren adamı'..ve nedir bu yiyip bitirmek...

kendinin farkındalığıyla kendini sevebilir misin?
aynana bakmadan baba laflar edebilir misin?
söylediklerinin yarısını bile yapmamanın acısına dayanabilir misin?
iyi bilinirken kötülüğünü haykırmaktan kendini alıkoyabilir misin?
tüm bu sancılar içinde mutlu olabilir misin?




ben hiç birini yapamıyorum...Ben neyim?....

21 Nisan 2011 Perşembe

içimde ölen biri var...

bedene bürünmüşlük hali...ruhumun bu dünyada sığdığı yer olarak...ruhun meskeni ya da avamın ta kendisi...


bedene bürünmüşlük hali...sadece etten kemikten olmak...sadece materyalist perspektiflere donuk bir fotoğraf olmak sanki...


bedene bürünmüşlük hali...bir bedene sahip olmak zorunda kalmak...o beden olmak, o bedenin 'ben'leşmesi...tüm 'ben' lerin sonundaki ünlemlerin sesi...


bedene bürünmüşlük hali... var olmak ya da yok olmak tercihi...ne zaman yok olmak daha iyi?


bedene bürünmek, bürünmek işte bir şeye, büründüğünden tiksinerek, büründüğünü gizleyerek...sevmek zorunda olarak hem de... ruh edinmiş bir yer bu dünyada, ya beden şu dünyada yer edinemezse?



...İçimde Ölen Biri Var...

5 Şubat 2011 Cumartesi

gerçekten üzgünüm, ama tek içimi dökebildiğim yer burası...

yazmak istiyorum, yazamıyorum...






yalnız kalmak istiyorum...






bir uçurum kenarında, buz ayazında bedenimin varlığını duymayacak kadar donmak,


kalabalıktan kaçmaya çalışacak kadar yalnız kalasım var...






tüm yakınlarım hepinizden özür dilerim, ama ben böyleyim..böyle bir hal içindeyim...






yazdıkça buharlaşan kelimelerim olsun bir gün ve ben göğsünde güneş taşırcasına


yürüyeyim yanınızda..






kusura bakmayın, yazdım yine...






ruhumu hafiften boşlukta sallayasım var çünkü.






çünkü, gözlerim gökte, uyumak istiyorum...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...