Güzel bir gündü, bugün...Yoğun temizlik telaşıyla başlayan, şiirle, gözyaşıyla ıslanan, yorgunlukla yoğrulan ve yapılacakların ağırlığıyla ezilen ama çocuk sesiyle, imanlı yüreklerin eksik-yanlış ama samimi davranışlarıyla dirilen bir gündü..Kafamdaki plan tamamen farklıydı bugün için... Temizlik tamam da , hani bu kadar detayını beklemiyordum... Ya da yeğenciklerim ırmak ve yiğit'in gösterisinin bu kadar uzun süreceğini ya da saatin 8 olmasına rağmen ders çalışmaya hala başlayamamış olmayı hiç ama hiç beklemiyordum..Bugünüme es verdiğim tek yer 'Irmak'ın gösterisine, onu mutlu etmek, rolünün küçük de olsa önemli olduğunu, hatta rolünün değil sadece 'o'nun önemli olduğunu hissettirmek için gitmekti...
Ama beklemediğim şeylerden bir tanesi daha işledi...Biri çıktı, bana haykırdı 'Sen!' dedi... 'Sen, İstiklal Marşı'nın şairi, dürüstlüğün, doğruluğun, müslümanlığın, insanlığın, milliyetçiliğin timsali, mürteci(!) ve hatta kör, sağır(!) Akif'in torunusun..Sen, önemlisin..! Sen, müslüman olduğun için, insan olduğun için değerlisin...Mehteranla atıyor kalbin, Genç Osman'ı damarlarınla söylersin..Sen, Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın...Sen, toprağından şüheda fışkıran toğrağın evladısın..Sen, Peygambere aşıkların torunu, yurdu uğruna şehid olanların umudu, susuz dudaklara bir damla susun! dedi.... Ben Mehmet Akif Ersoy'u sever bilirdim kendimi.... Tanıyorum sanırdım..Seven, sözlerini nakşedermiş kalbine ama en önce Kur'an-ı Kerim'i hecelemekten,sadece mezara üflemektan haya eder de, ne diyor bana Rabbim, dermiş....
Sadece bir küçük çocuğun tebessüm umuduydu gitme sebebim, bildirildim, mütebessim edecek olan ben değilim...Bildirildim ki, gidişim kalbime şifa diyeymiş, Bulut'un temennisi gerçekleşmiş, bir adım yaklaşmak varmış nasipte Hakk'a...İnşallah.. Ne güzeldi, elhamdülilllah...Çok okumam lazım çok..Ama kitap okumakla olunmuyor da adam, canlı et lazım, kan lazım bu yola...
Âtiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak...
Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, "İki el bir baş içindir."
Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...
En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!
Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile sirkin;
Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin
Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan,
Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;
Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!
Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
Sesler de: "Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş!"
Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da yapışsam demiyor bir tarafından!
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...
Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur!' deme, yılma.
Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.
MEHMET AKİF ERSOY
4 yorum:
Canım benim...Ne iyi geldi,yazamazdım böyle nesnel belki de....İyi ki gelmiştin,elimi tutmuştun gözümü kapadığımda...
Çok güzel... Farketmek ve devamında fark ettiklerine sahip çıkabilmek duasıyla... Gerçekten çok etkili bir programdı Seyfettin abiden ve programı hazırlayan herkesten Allah razı olsun...
Televizyonlara, dizilere, show programlarına saplanıp kalmış insanlarımızı çok daha fazla uyandırmak ve farkettirebilmek için hepimiz bir şeyler yapmalıyız...
çok şükür, iyi ki gelmiştim...iyiki yanımda, kalbimizin aynı çarptığını bildiğim sen vardın ....
gerçekten güzeldi..Unuttuğum bir çok şeyi hatırlattı bana..kreşlerimizin, okullarımızın sığ, basmakalıp düşüncelerden çok yüreğe, samimiyete ihtiyacı var..bunun eksikliğini çok hissediyor olmam belki de bu kadar etkiledi.. Emeği geçen herkesten ve Seyfettin Bey'den Allah razı olsun.. iş, bize de düşüyor..ahh, keşke daha çok insana duyurabilsek..
Yorum Gönder