
Bilmezdim, kalbim ardı ardına pek çok hayal kırıklığını kaldırır olmuş... Alışmış mı ne, böyle bitmeyen bitmesi gerekenlerden, olmayıp olması gerekenlerden... Bilmezdim, kalp ağrısı gerçekten varmış... Stresten mide bulanır, iştah kesilirmiş... Bilmezdim, insanlar her zaman çok mutlu olduklarından değil, mutlu olmak için bir yol bulduklarından gülerlermiş... Her şey güllük gülistanlık değilmiş...Bitecek diye hayal ettiklerin bitmezmiş...Senin mikro planın, makro plana uygunsa, makro planın ve mikro planın sahibi izin verirse işlermiş...Psikolojin, fizyolojini etkilermiş..Üzüldüğünde, yara bere dolarmış insanın her yerine..Bilmezdim ben gerçekten.. İnsanların anlata anlata bitiremediği sıkıntıları bana da uğrayacakmış meğer..Gerçekten bilmiyormuşum..Bilmezdim ki, yazmakla olmuyor her şey....Altından kalkılmazmış bazen yazdıklarının, yazdığı hayatına denk düşene kadar inim inim inlermiş insan...
Her inişin, bir yokuşu varmış, vesselam! Ya bitmiyorsa yokuşlar, derdim.. Hala bilmiyorum, bitip bitmediğini... Ama fısıldıyor bir ses kalbime, biter mutlak yokuşlar bir yerde.. Diğeri başlar öbürünün bittiği yerde.. Sen bak bakalım, diyor...Gerçekten yokuşları aşa aşa mı bitiremedin, yoksa 'o' yokuşu mu bitiremedin... Parklardaki kaydıraklara tersten tırmanmaya çalışıp da geri aşağıya vıııııjjjjjtttt diye kayıveren çocuklar gibisin.. Bir de daha söyleniyor içim durmadan ne zaman 'oh bee! bitti!' diyeeceğim diye.... Yokuşları, yokuş bellemedim ki... Yokuşun adına bakmadım ki..Düşünmedim bile bu yokuş neden bana...Yokuş bana anlatıyordu kendini de ben kulağımı tıkayıp yokuşun sonunda göremediğim mutluluk ve feraha diktim gözlerimi..Yüreğimi, beynimi hiç mi hiç hazırlamamıştım yokuşlara, zorluklara... Afallayıverdim...Karşıma çıkan zorluklara hep 'geçiiip gidecek' gözüyle baktım.. O yüzden geçip gitmedi işte...Bakıyorumda şöyle bir, şimdi tırnaklarımla çıktığım yokuşu, yıllar yıllar önce güle oynaya geçebilirmişim... Bilmezdim, diyemem artık... Bal gibi biliyordum ki, ŞU anda karşındaysa bu yokuş ŞU anda geçilmeli.. Geçemedin mi, kestirme yol aradın, düz yol aradın, olmadı gemiler yaktın, adaklar adadın.. Geçemedin mi.. Sonra bakma bana öyle diyor şimdi bana ruhum, geçecektin geçmedin...ŞİMDİ geç bakalım, nasıl geçeceksin! İKi haftadır, zorluk diyorum, zahmet diyorum..Ardından rahmet diyorum, güzellik diyorum.. Bakmayın görür gibi olduklarıma..Evet, zahmet rahmete perde, zorluk güzelliğe kapı.. Eminim.. Ama ben yokuşun başındayım hala...Duam, bir dahaki yazıda başka yokuşla burda olmaya..Rahmet ve Güzellik umuduyla...Yine de zorlanarak, istemeyerek, geçiyorum yokuşumun başına...
Bir nokta olasım var şimdi, hattatın kağıdında....Sonra bir elif olasım var, o noktadan doğan...Hattatın baka baka içinin açıldığı bir hat yazısı olasım var, hattatı yaşama bağlayacak...Bir güzel he, ye ve çe lazım bana, onlar olamam ya...Döneyim onlarla, hattatın aradığı huzura varasıya dek, gerçekten bir 'elif' çizebilen bir hattat olana dek....( olası olduklarım da kaçma isteği yokuştan! kaçamam artık.. tutmayın beni.. Bekle beni zorlu yokuşum, aşmam gereken tümseklerim, atlamam gereken çukurlarım, yıkmam gereken engellerim..Geliyorum inşallah, Haydi bismillah!
2 yorum:
Problemi anlamak çözmenin yarısıdır derlerdi ya,öyle gerçekten,bundan sonrası kolay inşallah.Bir nokta olmak dünden beri aklımda..Bir olmak,yalnız olmak,bunu hissetmek..
Bu görünmez yokuşlar var ya,bittiğinde başlayan,tırnaklarımla kazıdım da çıktım diyemezsin,çıkarılırsın,geçirilirsin,yeter ki duayla akışa bırak...alım..inşallah...
tam olarak çözememişim ya da çözemediğim şeyler ciddi kilit noktaları..hala debeleniyorum...dua.. ne olur...
Yorum Gönder