
hayat...yaşandıkça anlamlı...kolay yaşandıkça değil, çetin yaşandıkça..öyle her sevdiğin yanında, her istediğin avucunda, aklından geçen burnunun dibinde filan..yok zaten böyle bir şey de.. yine öylesi yaşamak değil..aykırı yani bu dünya formatına....en azından elde etmeden bir şeyleri, tam zıddını canın çekile çekile yaşamalı..yoksa şükreder misin elde ettiğinde...yorulmak güzeldir o yüzden...12 saatini dışarıda, soğukta, hem de aç geçirdikten sonra eve vardığında şöyle bir ayağını uzatıp dinlenmeyeceğini bilmek güzel yani bazen....alışmak böylesine...önce tabağı önünde hem de içi sana göre donatılmış beklerken, şimdi yemeği hazırlamak için eve erken gelmeye çalışmak..araban olursa, otobüse binmeyi, birine yol sormayı, bulamamanın sıkıntısını, acısını, rezilliğini yaşamadan, ne anlamı olur ki o arabanın..ya suyun...boğazından alev yükselmedikçe, dudakların kanayana dek çatlamayınca, ne bilir ten suyun güzelliğini....ya da dudağındaki çatlağın güzelliğini....olamaz mı yani...yorgunluk, acı, gözyaşı, sıkıntı, çaresizlik güzel olamaz mı...bal gibi olur işte...aç olmak tok olmaktan nasıl daha güzelse, bazen uykusuz olmak çok iyi dinlenmiş olmaktan yeğdir....ne hissediyorum diye bakıyorum kaç gündür..hiç alışık olmadığım koşturmacalar, gidip gelmeler, üstelik her seferinde eli boş dönmeler...yollarda zor tutuyorum kendimi ağlamamak için....olsun, hamdolsun, nasıl olacaksa öyle olsun diyorum..sonra, evdekilere yorgun görünmeyim, üzülmesinler diyorum..ama hala alışamadı bünyem naz yapmamaya..nasılsın, dediler mi, tüm şikayetler hücum ediyor dilime..yutuyorum bir bir..ama sesimin titremesi hala geçmedi....keşfedemediğim çok güzellikler var demek ki ....yoksa severdim, titremezdi sesim..gülümserdim yalnızca..
bazen..ay, diyorum..ey ay....sen de olmasan..ya bana istanbulu taşıyan haşmetli bulutlar...ya bu soğukta burnumu ve ellerimi asla ısıtamayan ama içimi sımsıcakk yapan güneş..ey yağmur ve kar..siz de olmasanız..eyy, diyorum..ayh, diyorum..hayy, diyorum...ALLAH,diyorum..sen varsın da ya ben sende olmazsam...eyvah diyorum...vah diyorum, yanıyorum.....
koşuyorum tekrar,omuzumda yapamadıklarımın yükü, yaptıklarımın yarım yamalaklığıyla..koşuyorum..medet,himmet!
5 yorum:
çok güzel ve çok ihtiyacım olan bir yazıydı. hatta gece okur okumaz link de verdim ama yorum yazmak şimdi kısmet oldu. gözlerim dolarak yazıyorum. çok doğru hepsi. güllük gülistanlık bir dünya beklememeli. dünya dinlenme değil yorulma yeri ama ne çok unutuyorum...
bunları yazmak, yaşamaktan da zor oldu..alışmak zor hilal ablacım..insan böyle olmakmış..unuturmuş insan fıtren..ne çok unutuyoruz,burda yorulursak kabirde, ahirette dinleneceğimizi...yine gösterene hamd olsun...zorluğun güzelliğini tattırana,zorlukları balla tatlandırana :)
Boşuna yaşanmamış o seni iliklerine kadar titreten hafta,ne güzel bir hal bırakmış..şükür halimiz değil makamımız olur bir gün inşallah...
en çok o lazım galiba..halden hale geçmeye oldukça müsait olan kalbim, ruhum, beynim sürekli cereyenda bu yüzden..yorumun da bu kadar gün sonra gelmesi iyi oldu, çok şükür...tekrar o hali yakalamak babında :)
okuyorum da, ne kadar uzağım şimdi bu halimden..o zaman bana acıyı güzel kılan neydi diye düşünüyorum...şimdiyi çekilmez kılan..farkediyorum sanırım..ne acı, her kapının oraya çıktığını bile bile...
Yorum Gönder